Osmaneli / Tarihçe
Tarihçe
Melagina'dan Lefke'ye, Lefke'den Osmaneli'ye: üç bin yıllık bir yer değiştirmeden ad değiştirme hikâyesi.
Suyun verdiği ad
Osmaneli'nin bilinen ilk adı, yanı başından geçen Göksu (Gallos) Çayı'ndan gelir. Anadolu'nun ilk yerleşik halklarından Luwilerin dilinde su, kente adını vermiş; ilk çağda yerleşim Mela ya da Gallos olarak anılmıştır. Bilinen ilk adı Melewana'dır: "Mela halkının kenti". Helenleşme çağında bu ad Melagina'ya dönüşmüştür.
İlçedeki en eski insan izi, MÖ 1000 yılına tarihlenen bir Trak mezarı kalıntısıdır.
Ak kavaklık: Lefke
Sonraki dönemlerde yerleşim Lefke adıyla anıldı. Ad, eski Helencede "ak kavaklık" anlamına gelen Leuikai'den gelir. İznik'in doğu kapısının adının Lefke Kapı olması tesadüf değildir: Osmaneli, İznik'ten doğuya açılan kapının ardındaki ilk büyük duraktı.
Bithynia bölgesinde yer alan yerleşim, Avrupa'dan İstanbul'a ve oradan Asya ile Ortadoğu'ya uzanan İpek Yolu üzerindeydi. Aynı hat, Roma döneminde Hristiyanların hac yolu, Bizans döneminde ordu yoluydu.
1308: Osmanlı toprağı
Yerleşim 1308 yılında fethedilerek Osmanlı topraklarına katıldı. Ticaret ve hac yolu üzerindeki konumu, Osmanlı döneminde de önemini korumasını sağladı. 1516'da Rüstem Paşa Camii'nin temeli atıldı.
Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde kentin ayvasından, karpuzundan ve zeytininden övgüyle söz eder.
İpek, mübadele, demiryolu
19. yüzyılda ilçe merkezini dolduran cumbalı konakların büyük bölümü ipekböcekçiliği için yapıldı. İstanbul-Hicaz demiryolunun buradan geçmesi, kasabayı hareketli bir durak hâline getirdi.
1926 mübadelesine kadar bölgede Rumlar yaşadı. Bu kültürden bugüne ulaşan en kalıcı iz, Aya Yorgi Kilisesi'dir. 1970'li yıllara kadar ipek imalatı Rum ailelerin işletmeciliğinde sürdü.
Bugünkü ad
Yerleşim 1913 yılında Osmaneli adını aldı. 30 Nisan 1926 tarihinde Bilecik iline bağlı bir ilçe oldu.